Danışma Hattı 0216 452 09 09
7 / 24 CANLI YAYIN
Anasayfa Kurumsal Hizmetlerimiz Şubelerimiz Basında Nezih Kariyer İletişim

Hızlı İletişim

Canlı Destek info@huzurevi.com 0 (216) 452 09 09
SAĞLIK HABERLERİ
ALZHEİMER HASTALIĞI VE TÜRKİYEDE HUZUREVİ GERÇEĞİ

ALZHEİMER HASTALIĞI ve TÜRKİYEDE HUZUREVİ GERÇEĞİ
Unutkanlık hepimizin zaman zaman yaşadığı bir sorundur. Fakat unuttuklarımızı hatırlamamız uzun sürmez unuttuğumuzu daha sonra hatırlarız. Çoğu stresli iş ortamı, yorgunluk gibi faktörlerden kaynaklanır. Bunlar basit unutkanlıklardır. Günlük yaşamımızı etkileyen bir problem değildir.
Alzheimer, yaş ilerledikçe unutkanlıkla ortaya çıkan, hafıza, konuşma gibi durumlarda sorunlar yaşanan, günlük yaşamın gerektirdiklerini uygulayamama gibi problemlere yol açan bir hastalıktır.
Geri dönüşümü olmayan ve ilerleyen bir hastalık olan Alzheimer, halk arasında bunama olarak bilinir. Beynin fonksiyonlarında bozukluk vardır. Hastanın düşünmesinde sorun ortaya çıkar. Alzheimer, ciddi bir hastalıktır. Belirtiler görüldükten 8- 10 yıl sonra ölüme yol açabilmektedir.
Alzheimer Tedavisi

Alzheimer hastalığı için kesin bir tedavi yoktur, bu yüzden bu hastalığa yakalananların tedavisinde birincil hedefler, bilişsel işleyişi, duygu durum ve davranışları (özellikle amaçsız gezinme ve saldırganlık) düzelterek yaşam kalitelerini iyileştirmek ve işlevsel performanslarını en yüksek düzeye çıkarmaktır.
Alzheimer hastalığı ilerleyici ve geri dönüşsüzdür, ama belirtileri bir süreliğine geciktirilebilir, hatta iyileştirilebilir.
Günlük yaşam için öneriler
Sabır ve sevgiyle yaklaşın, anlayış ve iyi bir dinleyici olma yeteneğini içermelidir. Anlaşılır ve hastaya hitap ederek konuşmak faydalıdır. İşaret etmek veya yaparak göstermek gibi görsel ipuçları verilmesi yararlıdır.
Hastanızın öz bakım işlerine yardım ederken acele etmeyin.
Giyinme veya diş fırçalamanın içerdiği tüm hareket basamaklarını hatırlamakta zorluğu olabilir.
Yavaş olun ve işleri basit basamaklara bölün.
Hastanızın geçmişte kullandığı aynı programı sürdürmeye çalışın.
Bugün neyin işe yaradığını bulmak için çeşitli yaklaşımları denemenizin gerekmesi büyük olasılıktır ve bugün işe yarayan şey yarın yaramayabilir.
Sosyal ortamlarda kalmalarını sağlayın ( Alzheimer yaşlı bakım merkezleri gibi )
Türkiye'deki Huzurevi gerçeği
Ortalama yaşam süresi uzuyor. Bununla birlikte dünyada yaşlı nüfusun oranı da giderek artıyor. Nüfusun yaşlanması yeni sorunlar ortaya çıkarmakta, yeni tutum ve hizmet gereksinimlerini gündeme getirmektedir.
Kentleşme, aile yapısında değişmeler, istihdamın biçimindeki değişmeler, ekonomik güçlükler, göç vb. süreçler önceden ailenin temel parçası olan ve aile içinde belirleyici bir rolü olan yaşlının giderek ikincil kalmasına ve bir yük olarak algılanmasına yol açmaktadır.
Bu süreçte her alanda baskın hale gelen rekabetin toplumsal dayanışma duygusunu ortadan kaldırmasının ve bu durumun insan ilişkilerine yansımasının da önemli bir katkısı vardır. Yaşlıların yalnızlaştığı bu süreçte en önemli sorun yaşlılara yönelik sosyal destek sistemlerinin yetersizliği, akılcı ve insani politikaların yeni yeni gelişmesidir.
Yaşlı nüfus arttıkça, kişinin zaman içerisinde başta bellek olmak üzere bilişsel işlevlerinin bozulması ile birlikte karar verme, yargılama, konuşma, kendi bakımını sağlama ve günlük işlerini yürütme gibi temel işlevlerini etkileyerek bireyi bağımlı ve sürekli bakım gereksinir hale getiren ilerleyici nitelikte önemli bir hastalık olan demansın (bunama) yaygınlığı da giderek artmaktadır.
Demans, erken tanı konduğunda ve tedaviye başlandığında ilerlemesi önlenebilen, yavaşlatılabilmen yaşlı bireyin daha uzun süre bağımsız yaşaması olanaklı kılınabilen bir hastalıktır. Tüm dünyada bunamanın oluş nedenleri, önlenmesi ve tedavisi ile ilgili yoğun araştırmalar sürmektedir. Ülkemizde henüz ileri teknoloji gerektiren bu çalışmalar yaygın değildir.
Daha çok hekimlerin ve toplumun bilgilendirilmesine yönelik çalışmalar yapılmaktadır
Türkiye’de yaşlılara yönelik hizmetler ilk olarak 1963 yılında Sağlık Sosyal Yardım Bakanlığına bağlı Sosyal Hizmetler Genel Müdürlüğünün kurulması ile sağlanmış ve kamu hizmetleri kapsamına alınmıştır. 
Derneğimizin yaşlılar üzerinde yapmış olduğu çalışma çarpıcı bir geçeği gözler önüne serdi.
Türkiye genelinde elde edilen verilere göre yaşlıların huzur evinde kalma nedenlerinin başında yüzde 50 ile "Çocuğuma yük olmak istemem" gerekçesi geldi. Yaşlıların, "Çocuğum benimle yaşamak istemeyebilir, tek başıma yaşamaktansa yaşıtlarımla kalırım, gelin ve damadım benimle yaşamak istemeyebilir “ve kültürümüzü bilmeyen evde yabancı uyruklu insanların bakımına kalmamak gibi nedenlerle huzurevini tercih ettiklerini belirledi.
Öğrenim durumuna göre yaşlılıkta yaşam tercihlerine bakıldığında ise huzurevini tercih edenlerin eğitim düzeylerinin yüksek olduğu gözlendi. Okuma yazma bilmeyen yaşlıların yüzde 74'ü çocuklarımla kalırım derken üniversite mezunu yaşlılarda bu oranın yüzde 30'lara kadar düştüğü görüldü.
İstatistiklere göre kentte yaşayan yaşlı vatandaş kırda yaşayanlara oranla huzurevlerini daha fazla tercih ediyor. "Çocuklarıma yük olmak istemem" diyen kentlinin oranı yüzde 50 iken kırsal alanda bu oranın yüzde 45 olduğu saptandı. Yaşlı nüfusunda artışın olduğu ifade edilen eylem planında sosyal değişime bağlı olarak özellikle kentlerde gündüzlü bakım merkezleri, evde destek merkezleri, acil çağrı merkezleri, küçük kapasiteli ev tipi huzurevleri, Yaşlı Bakım Merkezleri ve yaşlı kreşlerinin yaygınlaştırılmasının gerekli olduğu belirtildi.
Ayrıca yaşlılara yönelik sosyal devlet anlayışının çok önemli bir öğesi olan kamusal nitelikli barınma olanaklarının yeterli olmayışı gibi nedenlerle giderek daha fazla oranda yalnız ve sosyal destekten yoksun biçimde yaşamlarını sürdürmek zorunda kalmaktadırlar Yaşlı bireylerde yoksulluk, genç nüfusa göre daha sık, daha ağır biçimde yaşanan ekonomik ve toplumsal bir sorun haline gelmiştir. Önemli bir kısmının sosyal güvenceden yoksun olması, gelir düzeylerinin düşük olması yaşlılık döneminde yaşanan sorunları katbekat artırmaktadır. 
Birçok ülkede çoğunlukla kamusal hizmetin bir parçası olarak sunulan yaşlı evleri, destekli yaşam üniteleri, geriatri klinikleri, yarı yol hastaneleri, gündüz bakım merkezleri Yaşlı Bakım Merkezleri ve huzurevleri gibi kurumların benzerleri ülkemizde gelişmektedir.
Yaşlı Bakım merkezleri kaçınılmaz kurumlardır. Kurumlarda özellikle Alzheimer, Demans Parkinson özellikle Hastane sonrası 24 Saat Sağlık hizmetlerinin ve bakımların yapıldığı yerlerdir.
Huzurevi ve Yaşlı Bakım merkezleri ihtiyaç halinde, Dernek üyesi kuruluşlar tercih edilmelidir. 
Yaşlılarla ilgili politikaların oluşturulabilmesi, hizmetlerin planlanması, yönetimi ve insan gücü yetiştirilmesi için bu alanda kapsamlı çalışmalara, projelere gereksinim vardır. Özellikle Geriatrinin bir bilgi ve hizmet alanı olarak Avrupa ülkelerinde ve ABD’de olduğu gibi bir uzmanlık alanı olarak kurulması, farklı tıp disiplinlerinde üst uzmanlık alanı olarak geliştirilmesi, koruyucu hekimlik uygulamaları içinde yer bulması gereklidir. Bu alanda her düzeyde insan gücü yetiştirilmesine yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Nitelikli kurumsal politikaların geliştirilmesi, yaşama geçirilmesi devletin ilgili kurumlarının önceliği olmalıdır.

Ahmet Demirbaş
Psikolog
ÖZEL HUZUREVLER DERNEK BAŞKANI

DİĞER SAĞLIK HABERLERİ
Kök Hücre Mucizesi : 20 Yıldır Felçli Kadın Yü
İnsülin İğnesi 10 Yıl Sonra Tarih Oluyor
Demans Nedir ?
Parkinson Hastalığı
Alzheimer Yaygınlaşıyor
Alzheimer İlacı Bulundu